BOTOKSUN, CİDDİ BİR YAN ETKİSİ BULUNMUYOR | Sağlık Doktorları

BOTOKSUN, CİDDİ BİR YAN ETKİSİ BULUNMUYOR

Åžubat 8th 2012 | Yazan:

‘Botoks yaptıranların 10 yıl sonra dayanılmaz aÄŸrılar çekmeye baÅŸladığı ve bu sorunun ameliyatla çözülemediÄŸine dair’ iddialara yanıt, Gazi Üniversitesi’nden Prof. Sühan Ayhan’dan geldi.

ANKARA – Botoksun bir toksin olduÄŸunu ve saflaÅŸtırılarak zararsız hale getirildiÄŸini belirten Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sühan Ayhan, normalde, beynin kaslara sinir yoluyla elektriksel uyarılar göndererek kasılmayı saÄŸladığını, elektriksel uyarıların sinir kas birleÅŸim yerinde bulunan bir madde aracılığıyla kaslara ulaÅŸtığını anlattı.

Ayhan, ”Botulinum toksini, bu maddenin salgılanmasını durdurarak, uyarıların kasa ulaÅŸmasını ve buna baÄŸlı olarak kaslarımızın kasılmasını önler. Böylece uygulanan bölgede geçici olarak kısmi bir felç oluÅŸur” dedi.

İlk kez 1960′lı yıllarda ÅŸaşılık tedavisinde kullanılmak üzere denenen toksinin, son 15-20 yıldır milyonlarca kiÅŸinin tedavisinde kullanıldığını, 70′ten fazla ülkenin saÄŸlık bakanlıklarınca onaylanmış bir ilaç olduÄŸunu ve 10 yıldır da estetik amaçlı uygulandığını ifade etti.

Ayhan, günümüzde botulinum toksinin son derece güvenli laboratuvarlarda üretildiÄŸini ve çok düşük dozlarda uygulandığını vurgulayarak, ”İlaç yalnızca uygulandığı bölgede etkili olmakta ve vücutta sistemik bir etkiye yol açmamaktadır. Tüm dünyada yüz binlerce hastanın tedavisinde kullanılmış botulinum toksininin kalıcı bir soruna yol açtığı hakkında bir bilgi yoktur. Botulinum toxin tip B ile ilgili ise henüz çok detaylı çalışma sonuçları bildirilmemiÅŸtir” diye konuÅŸtu.

Bu toksinin hemen herkeste güvenle kullanılabilecek, bilinen ciddi bir yan etkisi olmayan bir ilaç olduğunu, klinik çalışmaları bulunmamasından dolayı gebelikte kullanılmaması gerektiğinin altını çizen Ayhan, anne sütüne karışıp karışmadığı tam olarak kanıtlanamadığından emziren anneler için de uygun olmadığını söyledi.

Ayhan, toksinin, 12 yaşın altındaki çocuklarda, bazı kas hastalıklarında, antibiyotikler veya kalsiyum kanal blokörü ilaçları kullananlarda, kas gevşetici ve anestezik ilaçları alanlarda ve pıhtılaşma bozuklukları olanlarda da kullanılmaması gerektiğine dikkati çekti.

Prof. Dr. Ayhan, alındaki yatay çizgiler, iki kaş arasındaki dikey oluklar, gözlerin dış kenarında kaz ayağı şeklinde yayılan ince kırışıklıklar, burun kökündeki yatay çizgilenmeler, ağız çevresindeki ince kırışıklıklar, dudak köşelerindeki dik çizgilenmeler, çene ucundaki çizgilenmeler, boyunda uzunlamasına oluşan bantların botoksla geçici olarak ortadan kaldırılabildiğini ya da hafifletilebildiğini söyledi.
”BOTOKSUN, CİDDİ BİR YAN ETKİSİ BULUNMUYOR”
Ayhan’ın verdiÄŸi bilgiye göre, botoks herhangi ciddi bir alerjik reaksiyona yol açmadan istenildiÄŸi kadar tekrarlanabiliyor. Botoksun, ciddi bir yan etkisi bulunmuyor ve deneyimsiz kiÅŸilerin uygulamasına baÄŸlı yan etkiler bile ilacın etkisi geçici olduÄŸundan, genellikle 3 ay içinde tamamen düzeliyor.

Cilt kırışıklıklarını düzeltmek için kullanımı sonrasında nadir de olsa göz kapağı düşüklüğü, çift görme, uygulama alanında ufak morarma ve kızarıklıklar, alt göz kapağının sarkması gibi durumlar gözükebiliyor.

”GEÇİCİ DOLGU MADDELERİ TIBBİ OLARAK GÜVENİLİR”
Botoksun bir dolgu olmadığının altını çizen Prof. Dr. Ayhan, yüz kırışıklıkları için kullanılan yöntemlerden birinin kişinin kendisinden elde edilen yağ ve doku kokteyli enjeksiyonları ya da ticari olarak hazır bulunan kollajen veya hyaluronik asit enjeksiyonları olduğunu anlattı.

Enjekte edilen yaÄŸ, doku kokteyli, kollajen ve hyaluronik asit gibi dolgu maddelerinin etki mekanizmasının botokstan farklı olduÄŸunu dile getiren Ayhan, ”Bunlar kırışıklıklar altında dolgunluk oluÅŸturarak kırışıklıkları azaltır ve daha genç bir görünüm verirler. Kalıcı olan dolgu maddelerin kullanılmasının yan etkileri ve zararlarının olması sebebiyle günümüzde kullanılması hemen hemen sonlanmıştır. Haberlerde bahsedilen sorunlar, kullanılmaması gereken kalıcı dolgu maddelerinin yetkili ve uzman olmayan ve çoÄŸunlukla doktor bile olmayan kiÅŸiler tarafından uygulanmasının sonucunda ortaya çıkmaktadır” dedi.

Geçici dolgu maddelerinin ise cilt kırışıklıklarının tedavisinde güvenle kullanılabildiÄŸini vurgulayan Ayhan, bunların insan baÄŸ dokusu içinde bulunan bir maddeden yapıldığını belirtti. Ayhan, ”Geçici dolgu maddeleri tıbbi olarak güvenilirdir. Bunların da etkisi botoks gibi geçicidir ve tekrar edilmesi gerekir” diye konuÅŸtu.

”FDA ONAYLI ÜRÜNLER KULLANILMALI”
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ekrem CivaÅŸ da geçici sentetik dolguların yan etkileri konusundaki ifadelerin, ”dolgunun kendisinden deÄŸil, etki süresinin uzatılmasında kullanılan kimyasal ajanlardan” kaynaklandığını belirtti.

Bu kimyasalların miktarı ve içeriğinin FDA tarafından detaylı olarak test edildikten sonra onaylandığını, güvenliğinin ve dozunun ayrıntılı olarak bildirildiğini söyledi.

Piyasada 100′ün üzerinde dolgu markası bulunduÄŸuna, ancak bunların sadece 4 ya da 5′inin FDA onaylı olduÄŸuna dikkati çeken CivaÅŸ, bunların birçoÄŸunun CE belgeli ancak FDA onaylı olmadığını vurguladı.

CivaÅŸ, ”Hem estetik dermatolojiyle uÄŸraÅŸan hekimlerin hem de hastaların tüm tedavi yöntemlerinde olduÄŸu kozmetik estetik uygulamalarda da FDA onaylı ürünleri kullanmaları onları deneyi yapılmamış ürünlerin sürpriz risklerden koruyacaktır” diye konuÅŸtu.

Dermatolog Dr. Ömür Tekeli de özellikle botoks uygulamalarında kiÅŸinin hoÅŸlanmadığı bir sonuç ortaya çıkması halinde de geri dönüşün mümkün olduÄŸunu belirterek, ”Olası tüm yan etkiler botoksun etkisi geçtiÄŸinde tamamıyla ortadan kalkmaktadır. Botoks alanında uzman hekimlerce, doÄŸru bir ÅŸekilde uygulandığında, çok basit ve oldukça güvenli bir kusur düzeltme, hastalığı iyileÅŸtirme ve güzelleÅŸme yöntemidir” dedi.



Benzer Konular

Kahverengi Yağlar Şişmalığın Sonumu Olacak..!

Son yıllarda çığ gibi büyüyen şişmanlık hastalığına karşı araştırmalarda son hızla devam ediyor tabiki. En son yapılan arşatırmalara göre Vücudunda kalori yakıcı kahverengi yağı yetersiz olanlar şişmanlığın pençesine düşüyor. İşte bu kahverengi yağı harekete geçirecek tek hormon ise beyinde [...]

Basurda nelere dikkat etmeliyim?

Pekçok insanın müzdarip olduğu bu sıkıntılı sağlık sorunu hakkında bilinmeyenlere yön vermek için hazırladığımız makelemizde basur sorunları olanlara korunma yollarını sunmaktayız. Basur da nelere dikkat etmeliyim sorusuna şöyle bi deyinelim bakalım;Rektal bölgede bir kanama olduğunda mutlaka uzmanınıza bu konudan [...]

Böbrek Taşlarına Karşı Bol Su İçilmeli

Böbreklerinde taş problemnleri yaşayanlar için bol bol  su tüketlmesi gerektiğini söyleyen Uzmanlar böbreklerinde taş bulunan hastaların tedavi olduktan sonra yeniden aynı sıkıntıyla karşı karşıya kalmaması için mutlaka su tüketimine büyük önem göstermeleri gerektiğini bildirdi. Böbreklerinde taş olan hastaların [...]

Ağızdan kan gelmesi

Çok farklı bir sağlık sorununa parmak basıyoruz bu yazımıda sizlere... Ağızdan gelen kanın nelere delalet ettiğini merak edenler için yayınladığımız makleden sizlere ışık tutacak bilgiler bulunmakta... Ağızdan gelen kandan dolayı telaşlanmadan önce kanın kaynağının tespiti önemlidir. Birçok vücut kısmının [...]

Sizin Düşünceleriniz:

İsminiz (gerekli):
Email (sitede görünmez) (gerekli):
Websiteniz (yoksa boş bırakınız):
Yazı Hakkındaki Düşünceleriniz:
XHTML: Kullanılabilir taglar: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>


Copyright © 2012 SaÄŸlık Doktorları.
Sağlık ve Tıp